herkesin göreceği yerlere yazı yazarken çekinen parmakların ucundaki bir blog. ve hugo parmaklarımızın ucunda.
16 Eylül 2012 Pazar
olmalı
parkta bisiklet ve kitap. market alışverişi. yazma çizme müzik. mutfak işleri ev güçleri. misafir uğurlama misafire hazırlanma. çeşit çeşit güzellikler. şimdi de pazar kahvaltısı ve 9. mutlulukla ilgisi bu.
gece ders çalışıyosam sabah karşı üşüyünce, burnumu masa lambasına dayayarak ısınmaya çalışıyorum. renkleri ilk öğrenirken benim için her şey "mami" ya da "mami diil" idi. gece uykumu tam almaktansa öğleden sonraya şekerlemelik bi dilim bırakmak gibi bi alışkanlık edindim. eteromla yolculuğa çıkmak en çok sevdiğim şeylerden biri. avakadonun tadını epey sevmeye başladım. insanlardan başka evimi ve şehri de çok özlüyorum. kokusunu en çok sevdiğim şampuan blendax. kan aldırmaktan çok korkuyorum. annemle daha çok şey paylaşıyorum ama babamı kendime daha yakın buluyorum. bence mandalina tasarım harikası bi meyve. berlini çok sevdim. fotoğraf makinamı yanımda taşıdığım günler, taşımadığım günler için büyük pişmanlık hissetmeme sebep oluyo. dış görünüşümle ilgili, alnımdaki yara izi ve kısa boylu olmam beni hiç rahatsız etmedi. bi insanın burçlara cidden inanması benim gözümde o insanı bitiriyo. cerenin düğününe gidememek şimdiden içimde kocaman bir ukte. bi kere karşımdan gelen insana "merabaaa" yerine "meselaaa" diye bağırmıştım. bi de hafızam çok kuvvetlidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder