16 Eylül 2012 Pazar

"üzüntü ve muz kabuğu."

erken bir günün başlangıcı değil, uzun bir gecenin sonu. güneş doğuyor. güneş, inanmazsın, tam karşımdan, sessiz sessiz doğuyor. uyuyanların günahkarların çocukların üzerine doğuyor. benim evimdeki ışıklar hala yanıyor. fikret kızılok söylüyor ben bambaşka çağrışımlarında geziniyorum. sesi ne kadar yumuşak, insanı sakinleştiriyor. odada temiz ıslak çamaşırların kurumasından yayılan mis koku ve bol nem hakim. güvende hissettiriyor. karşıda ne yaptığının hem uyku sersemliğinden hem de algı kaymasından farkında olmayan bir takım gençler turlayıp duruyor, üşümüşler sanki. balkona çıkıyorum; kahve-sigara-yedinci gün. bir sigara içiyorum yedinci günde gün doğuyor. tam karşımdan. tam karşımda sen olsan, gözünün ta içine bakarak anla(t)sam bunları. gel gör ki, günler geçiyor, olabilecek her şey her zaman illa ki olmuyor. her şey geçiyor, hayat kalıyor.

http://www.youtube.com/watch?v=Yhh3QxktZZY


 yazabilmek güzel. ilham doluyum. artık uyuyabilirim ama bu güzel sabahı uykuya kaptırmak gelmiyor içimden. bi gayret giyinip sabah serinliğine atıyorum kendimi.

Hiç yorum yok: