22 Kasım 2007 Perşembe

buscopan v.2

içime huzursuzluk çöktüğünde bunu kovalayabilmemi sağlayacak bir araç istiyorum. karıştırmayalım, huzursuzluğa sebep olan sorunu çözmek kadar büyük düşünmüyorum. daha mütevazi bir istek, sadece belirtilerini ortadan kaldırmak istiyorum. sorunlar zaten hep ve her yerde olacak nasıl olsa, bunun olmadığı bi dünya düşlicek kadar genç diilim. derdim o diil. sadece bir ağrı kesici istiyorum. birileriyle dertleşmek, canımı sıkan birisiyse eğer, gidip onunla konuşmak, kendimi iyimserliğe ikna etmekle uğraşmak, olaya bir de başka açıdan bakmak istemiyorum a.k. sadece günlük hayatıma devam edebilmek, fransızca kursunun ilk dersini asmayabilmek, okuduğum makaleye aklımı verebilmek, annemlerle şen şakrak muhabbet edebilmek filan. zaten çok sık olan şeyler diil bunlar ama eğer buscopan ayda 1-2 gün süren bir ağrının günlük hayatıma engel olmamasını sağlayabiliyorsa, bir araç da bunun için oluversin.

işte zaman geçip de böyle şeyler 16-17 yaşındakine göre daha az şaşırtmaya başladıkça, bu belirtilerin kendisi, sonucu oldukları sorunlardan ayrı olarak bir yük olmaya başladı demek ki. artık böyle iç huzursuzlukları "büyük olay" olmaktan çıktı. zaten geçen gün de konuşuyoduk ya, esas mesele sorun çıkmamasını sağlamak diil, sorunlarla baş etmeyi sağlicak bi yöntem düzlem geliştirebilmek. bu her yerde böyle galiba, hayatın böyle bi şey olmasıyla ilgili bi durum. eşyanın doğası.

amaan hayat da olsa olsa, verili olmasa seçmeyeceğimiz bi durum ya zaten, ne bekliyoduk ki? (neyse, bu fantastik teoriyi başka zaman detaylandırırm.) velhasıl, ey inertia sen nelere kadirsin!


böyle ahkam kesen, belli bi ruh haline saplanıp kalmış yazılar yazmayı da hiç sevmiyorum ama, bugün de böyle olsun bakalım.

2 yorum:

Esin dedi ki...

çok alakasız olacak ama
bu buzcopan bana hep unkapanı'nı hatırlatıyo.

chanbong dedi ki...

efendim sizin gibi konusanlara orda burda antidepresan, efendim passiflora falan verildigini duydum. soyleyenlerin yalancisiyim.