sevgilisinin hayatında kalıcı olmamak için fotoğraf makinalarından kaçan kız bi yana, ben bu hislerin anısını tamı tamına hatırlayabilmek için kalıcılaştırmak istiyorum. bunlardan büyük bi mutluluk tanımadım henüz, ilerde de tanıyamazsam, ve yenilerini de ekleyemezsem, vaktimi güzel geçirmek için bu arşivi shuffleda tutup rastladığım zamanları zihnimde tekrar canlandırmak hiç yapmadığım bir şey diil. zaten o kız da hafızanın kalıcılığını fazla küçümsüyor sanırım, fotoğraflardan öte bıraktığı izleri istese de alamicak sevgilisinden. fotoğraf ne ki? işte sana da böyle yapılandırılmış bir bellek armağan etmem hafızana eşlik edecek bir yeşil taş olsun minik.
arabaların bile ne kadar üşüdüklerini duyurabilmek için döktükleri göz yaşlarını, verilebilecek en duyarsız tepkiyle karşıladık. onun gölgesi de turuncu ya, bu işimizi olsa olsa çabuklaştırmıştır. sıcak gölge buzları kolay eritir. iyi ki bu duyarsızlığı başka şeylere de gösteren insanlar diiliz. emrivaki ayaklarımı geri geri götürürken çaldım kapını ama her zamanki sıcak kucağın üşümemi de, anlayışsızlıklarımı da tedavi etti. lensler lens kabına, biz bir yorgan iki yastığın arasına. o an her sorun aşılabilir detaylara dönüşüp ayak parmaklarımızdan buharlaştı. sana güvenmek büyük bi yük alınca, zihnimde boş kalan yerler seni sevmekle doldu. ben sana kanımdaki gümüş rengi yıldız tozlarını anlattım, kalbimden gelip senin de vücudunun her yerine bulaştılar. yorganın altı evimiz, ayak parmaklarımızı bile ısıtır. sonra uyur uyanık sayıklamalar var, ve bunları bölen mavi bir ışık. bazen böyle olur, uykudan bayılırsın, ama uyanık kalabilsen göreceğin şeylerin güzelliği seni uykusuzluğa bağlar. uyku her zaman kazanır. sıcak nefesin duyduğum tek ses olduğunda, pencerenden sızan soğuğa kızmadım. çünkü beraberinde getirdiği parlak ay ışığında yüzün tarifsiz bir güzellikle parladı. sonra gittiğinde o görüntüye sarılıp uyudum, geri döndüğündeyse uyanmak hiç bu kadar külfetsiz olmamıştı. sonra senin neşen, kıpır kıpır kirpiklerin ve her zamankinin aksine ufak birer aralık olmaktan çıkıp cin gibi oraya buraya bakan çipil gözlerin; öyle şeyler ki uykumun rüyamın en derinine rastlasa bile eşlik etmek istemekten başka bi şey gelemez içimden. neşen böyle bulaşır işte, boya kutusu devrilmiş gibi. hayvan yavruları da birbirleriyle oynarken bu türden bir coşku hissediyorlardır heralde. o çelik mavisi renk, yoğun bir beyazlık, bunlara tezat sıcaklık. yüzün çok güzel yüzün çok güzel. bırak da seyrediyim. iyi gece güzel uyku.
24.11.2007
1 yorum:
kimi geceler olur ya; sessiz, durgun, sıkıcı, bunaltıcı, nefes alamazsın. Öyle geceler de hatırlamak lazım: iyi gece güzel uyku. Çünkü bir gece herşeye iyi gelir.
seviyorum ulan seni!
Yorum Gönder