
uyuyup uyanmadan yeni gün başlamaz ya, o yüzden bugün hala 21 haziran.
lise sonda bi gün epey kalabalık bi grup öğlen sakarya'da mı ne mudurnuya yemeğe gittik, üst katta uzun bi masada oturduk, ışık benim karşı çaprazımda oturuyodu.
gizem ve hasanla mercan dede konserine gittik. ışıklı mavi toplar dağıtıyolardı eşantiyon olarak, ben alamadım. çıkıştı ışıkla o zamanki kız arkadaşını gördük. ben tanışmıyodum da işte gizemin meraba demesinden istifade edip boynuna astığı mavi topu istedim, o da verdi.
ilk h2000de yanakları yanmıştı.
ikinci h2000de ikimiz de çadır kurmayı bilmediğimizden diğerleri uğraşırken kenarda durup muabbet ettik.
festivalden sonra topluca kadıköyden taksime giderken özüm yanyana oturmamız için dolmuşa binerken bi dalavere yaptı, sonra yol boyunca sarıldık.
ankarada ilk buluştuğumuzda abisinin ikinci adının ünal olduğunu öğrendim.
kayafestte bi öğlen yemek yerken aegeenin parasını çarpan bi eleman hitlerin zeki bi adam olduğunu anlatırken sağımda oturuyodu.
ethemler interraildan geldiği gün krepte toplaştığımızda ışık ıhlamur içti.
ilk kez onlarda kaldığım akşam sıcak süt içip limonlu pasta yedik.
bi gün sakalda beraber ders çalıştık, o ermenice kelimeler öğrenmeye çalışıyodu.
ışıklar yeni eve taşınmadan önce o evdeki partide ışık duvardaki sıcak ampule değip bacağını yaktı.
erden hoca beni azarladığı için kötü hissettiğim gün olgunların ordaki merdivenlerde oturduk, bi fotoğraf filmi kutusunun içine koyup getirdiği yeşil taşı verdi bana.
doğumgünü hediyesinin bi parçası olarak ufak bi tane acıbadem kurabiyesi getirdi, paylaştık.
ispanyadan aradığımda gece internette olduğu için ev telefonu paso meşgul çaldığından, nepalli çocuk başka bi kızla konuşuyo diye dalga geçti benimle.
sicilyadan aradığında 16 saniye konuşabildik.
ayrıldığımız gecenin sabahı bizim evin ordaki pastanenin önünde vedalaştık, kar yağmıştı hava çok soğuktu.
odtünün mezuniyetine geldiğinde üstünde kırmızı eşofmanları vardı.
kasımda geldiğimde kumrular sokakta oturup ot aromalı lolipop yedik.
yine kasımda geldiğimde, gezici festivalde kısa filmlere gittik yer olmadığından merdivende oturduk.
martta geldiğimde kuğulu parkta oyuncak şişme zebra aldı.
amsterdamda okulun bahçesinde beraber sigara içtik.
seni seviyorum.
1 yorum:
kurban olurum şişme zebraya selam duran ördeğe!
Yorum Gönder